Sosyal Medyanın Markalar Üzerinde Etkisi | Blog

Sosyal Medyanın Markalar Üzerinde Etkisi

Yüzyıllardır markaların pazarlama stratejileri yoğun rekabet ortamı içinde değişmekte, bulunduğu zamanın şartlarına göre yeniliğe ayak uydurmaktadır. Yeni pazarlama stratejilerinin ortaya çıkmasının yanı sıra kullanılan pazarlama araçlarının sayısı artmakta, bilgi ve teknolojinin gelişmesi ile iletişim araçları güçlenmektedir. 

 

İçinde bulunduğumuz mobil çağda, markaların pazarlama stratejileri içinde öncellikli ve vazgeçilmezi olan sosyal medya, pazarlama içindeki sırasını giderek artırarak bugün ilk sıraya yükselmiştir. Televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi geleneksel iletişim araçlarının kullanılmasını azaltan unsur sosyal medya, işletmelere zorunlu bir pazarlama alanı daha açtı. Sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması, bazı markalar tarafından hızlıca kabul gördü. 

 

Her yaştan internet kullanıcısının zamanının büyük bir kısmını sosyal medyada harcaması, işletmelerin bu platformları marka bilinirliğini arttırma, marka bağlılığı yaratma, tüketici araştırmaları gerçekleştirme, rakipler hakkında bilgi edinme veya kampanyalarla ağızdan ağza iletişimi (Word of mouth marketing) sağlama gibi pazarlama faaliyetlerinde kullanmalarını kaçınılmaz kıldı. 

 

Sosyal medyanın tüm dünyada yaygın olarak kullanılması, markaların hedef müşteri kitlesi ile iletişim kurmasını kolaylaştırdı. Sosyal medyaya ilk giren işletmeler, marka bilinirliklerini arttırdığı gibi cirolarını da yükseltmeyi başardı. Müşterilerine dokunan markalar, ürünleriyle ilgili istedikleri algıyı rahatlıkla oluşturdu. 

 

Sadece geçmişten günümüze gelen markalardan söz etmek sosyal medyanın gücünü ve markalar üzerindeki etkisini gösterme noktasında eksik kalacaktır. Doğru bir sosyal medya stratejisi ile yola çıkan işletmeler yeni markalarının, marka değerlerini büyük oranda sosyal medyaya borçlular. Bu markalar tanıtımlarını ve reklamlarını, istedikleri hedef kitleye sosyal medya üzerinden hızlıca ulaştırdılar. 

 

Sosyal medya işletmelere, sadece belirledikleri hedef kitleye kolaylıkla ulaşma olanağı sağlamakla kalmıyor, hedef kitleye en uygun bütçe ile ulaşmanın imkanını da veriyor. Geleneksel medyanın tekel pozisyonu, yüksek fiyat politikası, küçük işletmeleri göz ardı edişi ve internet kullanımının yaygınlaşması markaların sosyal medya yatırımlarının artmasına neden olan diğer faktörler olarak değerlendirebiliriz. 

 

Marka iletişiminde işletmeyi zafere götüren öğelerden biri de etkileşimli iletişim… Sosyal medya üzerinden kullanıcıların yorumları, istek, öneri ve şikâyetleri birinci elden işletmelere ulaşıyor ve işletmeler de müşterilerine hızlı geri dönüşler sağlayabiliyor. Ayrıca kullanıcı yorumları işin risk faktörünün arttığı nokta. Firmalar, doğru bir iletişim strateji ile şikâyetleri memnuniyete çevirebilir, var olan ve olabilecek krizleri de, sosyal medya üzerinden rahatlıkla yönetebilirler.  

 

Elbette tüm bunlar için işletmenin sosyal medya içinde aktif olarak var olması gerekmektedir. 

 

Sosyal medyanın hayatın önemli bir parçası olduğu dönemde, "sosyal medyada olmamak" diye bir şey söz konusu değil. İşletmeler ve markalar her zaman sosyal medyada olacak. Siz isteseniz de istemeseniz de, B2C (firmadan müşteriye) yada B2B(firmadan firmaya) iş modeliniz olsa da, insanlar markanızı sosyal medyaya taşıyacaklardır. Burada sorulması gereken asıl soru, “Sosyal medyada markanızı siz mi yöneteceksiniz yoksa içinde olmadığınızı iddia ettiğiniz bir mecrada, markanızı sizin adınıza, tanımadığınız birileri mi yönetecek?" 

 

Bu soruya vereceğiniz cevap işletmenizin geleceğini belirleyecek. Ya işletmenizi ve markanızı büyüteceksiniz yada…. 

 

Arda AYDOĞAN